Tiyatro Nedir? Tiyatroyu Tiyatro Yapan Nedir?
Tiyatro yalnızca bir metnin sahnede canlandırılması değildir. Oyuncu, seyirci, eylem, zaman ve mekân arasında kurulan canlı bir karşılaşmadır. Peki bir gösteriyi tiyatro yapan nedir? Tiyatro ile drama arasındaki fark nerede başlar ve tiyatronun gerçekten tek bir başlangıç noktası var mıdır? Bu makale, tiyatronun temel kavramlarını akademik kaynaklar ışığında ele alıyor.
Tiyatro nedir?
İlk bakışta bu soruya “oyuncuların bir sahnede seyirciler karşısında bir hikâyeyi canlandırdığı sanat dalıdır” diye cevap vermek mümkündür. Bu tanım yanlış değildir; fakat tiyatronun ne olduğunu açıklamak için yeterli de değildir.
Çünkü tiyatro yalnızca bir oyun metni değildir. Yalnızca sahne değildir. Yalnızca oyunculuk değildir. Hatta yalnızca bir tiyatro binasında gerçekleşen gösteri de değildir.
Tiyatro; oyuncu ya da icracı, seyirci, eylem, mekân ve zaman arasında kurulan canlı bir ilişki olarak düşünülebilir. Yazılı metin, dekor, kostüm, ışık, müzik ve teknoloji bu ilişkinin önemli araçları olabilir; ancak tarih boyunca bunların bulunmadığı veya bambaşka biçimlerde kullanıldığı tiyatro gelenekleri de var olmuştur. 1
Bu yüzden tiyatroyu anlamanın en iyi yolu, önce kelimenin kendisine bakmak ve ardından şu soruyu sormaktır: Bir olayı tiyatro yapan şey nedir?
“Tiyatro” sözcüğü ne anlama gelir?
“Tiyatro” sözcüğünün Batı dillerindeki karşılıkları, Eski Yunancadaki theatron sözcüğüne dayanır. Theatron, kabaca “bakılan/seyredilen yer” anlamıyla ilişkilidir. Christopher B. Balme'nin dikkat çektiği üzere sözcük başlangıçta hem belirli bir mekânı hem de seyretme eylemini işaret eder. 2
Bu ikili anlam bugün de yaşamaktadır. “Tiyatroya gidiyorum” dediğimizde bir binadan; “bu akşam tiyatro var” dediğimizde bir etkinlikten; “şehir tiyatrosu” dediğimizde bir kurumdan; “tiyatro sanatı” dediğimizde ise bir sanat biçiminden söz edebiliriz. Balme, çağdaş kullanımda tiyatronun bina, etkinlik, kurum ve sanat biçimi olarak anlaşılabileceğini belirtir. 3
Tiyatro binasının dışında da tiyatro yapılabilir. Bir meydan, avlu, depo, okul salonu, sokak veya boş bir oda performans mekânına dönüşebilir.
Tiyatronun merkezinde ne vardır?
Tiyatronun farklı çağlarda ve kültürlerde aldığı biçimler son derece çeşitlidir. Bununla birlikte tekrar tekrar karşımıza çıkan unsurlar vardır:
- eylemi gerçekleştiren kişi veya kişiler,
- bu eyleme tanıklık eden seyirci,
- eylemin gerçekleştiği alan,
- paylaşılan zaman.
Modern tiyatro çalışmalarında oyuncu veya daha geniş anlamıyla icracı tiyatronun temel unsurlarından biri olarak değerlendirilir. Bununla birlikte bazı geleneklerde oyunculuk; dans, şarkı, anlatıcılık, akrobasi veya törensel performanstan kesin çizgilerle ayrılmaz. 4
Seyirci olmadan tiyatro olur mu?
Modern tiyatro kuramının önemli yaklaşımlarından biri tiyatroyu yalnızca sahnede üretilip seyirciye gönderilen tamamlanmış bir eser olarak değil, oyuncularla seyircilerin karşılaşması sırasında oluşan bir olay olarak ele alır.
Erika Fischer-Lichte, performansı oyuncular ile seyircilerin bedensel olarak bir arada bulunduğu ve birbirlerini karşılıklı olarak etkilediği bir süreç olarak inceler. Bu karşılıklı etkileşimi “autopoietic feedback loop” kavramıyla açıklar. 5
Christopher Balme de performansı seyircinin tanıklık ettiği benzersiz bir olay olarak ele alır. 6
Bir tiyatro gösterisi yalnızca sunulmaz; aynı zamanda o anda meydana gelir.
Aynı oyuncular, aynı dekor, aynı yönetmen ve aynı metinle gerçekleştirilen iki temsil bile bütünüyle aynı değildir. Her temsil kendi zamanında gerçekleşen ayrı bir olaydır. 7
Tiyatronun mutlaka canlı olması gerekir mi?
Geleneksel tiyatro anlayışında oyuncu ile seyircinin aynı zamanda ve çoğunlukla aynı fiziksel mekânda bulunması önemli kabul edilmiştir. Fischer-Lichte'nin performans estetiğinde oyuncu ve seyircinin bedensel birlikteliği merkezi bir konumdadır. 8
Ancak canlı yayınlanan tiyatrolar, dijital performanslar ve çevrim içi gösteriler “canlılık” kavramının sınırlarını yeniden tartışmaya açmıştır. Bu nedenle canlılığı mutlak ve değişmez bir tiyatro şartı olarak değil, tiyatronun tarihsel olarak güçlü özelliklerinden biri olarak görmek daha isabetlidir.
Tiyatro ile drama aynı şey midir?
Hayır. Dramatik metin yazılı bir eserdir. Sahneleme, metnin veya düşüncenin sahne için düzenlenmesidir. Performans ya da temsil ise oyuncular ve seyirciler arasında belirli bir anda gerçekleşen olaydır. Balme bu katmanların birbirinden ayrılabileceğini gösterir. 9
Örneğin Shakespeare'in Hamlet metni yüzlerce yıldır vardır. Ancak Hamlet metni ile bu akşam oynanan bir Hamlet temsili aynı şey değildir. Metin aynı kalabilir; yönetmen, oyuncular, sahne tasarımı, kültürel bağlam ve seyirci değişebilir.
Oyun metni okunabilir; tiyatro ise gerçekleşir.
Aristoteles tiyatroyu nasıl açıklıyordu?
Tiyatro üzerine elimizde bulunan en etkili erken kuramsal metinlerden biri Aristoteles'in Poetika'sıdır. Aristoteles destan, tragedya, komedya ve bazı müziksel biçimleri mimesis kavramı çerçevesinde ele alır. 10
Bu sözcük Türkçede çoğunlukla “taklit” veya “temsil” olarak çevrilir; ancak basit bir kopyalama olarak anlaşılmamalıdır. Aristoteles bu sanatların kullandıkları araçlar, temsil ettikleri şeyler ve temsil biçimleri bakımından birbirlerinden ayrıldığını belirtir. 11
Tragedya tanımında ise eylemin temsiline özel önem verir. 12
Tiyatroda anlam yalnızca ne anlatıldığıyla oluşmaz. Bir şey yapılır. Oyuncu yürür, durur, bakar, konuşur, susar, yaklaşır, uzaklaşır. Seyirci bütün bunları bedensel ve mekânsal bir olay olarak algılar.
Tiyatronun dili nedir?
Tiyatro birçok ifade aracını aynı anda kullanabilir:
- insan bedeni
- hareket, jest ve mimik
- konuşma ve sessizlik
- müzik, ses ve ritim
- ışık
- kostüm ve makyaj
- nesne ve dekor
- sahne mekânı
Bu nedenle çağdaş tiyatro araştırmaları yalnızca dramatik metinleri değil; performansı, oyuncuyu, seyirciyi, mekânı, kültürel bağlamı ve sahneleme biçimlerini de araştırır. 13
Sahne neden önemlidir?
Tiyatronun mutlaka geleneksel bir sahneye ihtiyacı yoktur; fakat mekân tiyatro deneyiminin temel unsurlarındandır.
Antik Yunan ve Roma tiyatrolarında performans alanı, seyir alanı ve sahne yapısı arasındaki fiziksel ilişki tiyatro mimarisinin temel unsurlarındandı. Antik Yunan tiyatrosunda seyircilerin bulunduğu bölümün theatron olarak adlandırılması, seyretme eylemi ile mekân arasındaki tarihsel ilişkinin önemli örneklerinden biridir. 14
Tiyatro ne zaman başladı?
Popüler anlatıda sıkça “Tiyatro Antik Yunan'da dinsel ritüellerden doğmuştur” denir. Bu ifade fazla kesin ve basitleştiricidir.
Antik Yunan tiyatrosunun Batı tiyatro tarihi açısından olağanüstü önemi vardır. Ancak tiyatronun kökenini tek bir “ritüel → drama → tiyatro” çizgisiyle açıklamak günümüzde tartışmasız kabul edilen bir gerçek değildir. Eric Csapo ve Margaret C. Miller'ın editörlüğündeki The Origins of Theater in Ancient Greece and Beyond: From Ritual to Drama, drama ile ritüel arasındaki ilişkinin karmaşık ve tartışmalı olduğunu ortaya koyar. 15
Yunan dramasının kökenlerine ilişkin antik kanıtların parçalı ve yorumlanması güç olduğu da akademik literatürde vurgulanmaktadır. 16
Antik Yunan tiyatrosu dinsel, törensel, toplumsal ve siyasal pratiklerle güçlü ilişkiler içinde gelişmiştir; ancak tiyatronun evrensel kökenini açıklayan kesin bir “ritüelden doğuş” modeli yoktur.
Tiyatro Antik Yunan'da mı doğdu?
Dünya tiyatro tarihini yalnızca Antik Yunan → Roma → Avrupa → modern tiyatro şeklinde anlatmak yetersizdir.
Dünyanın farklı toplumlarında anlatıcılık, dans, maske, törensel gösteri, müzik, kukla, beden performansı ve dramatik temsil biçimleri farklı tarihsel süreçlerde gelişmiştir. Çağdaş tiyatro tarihçiliği tiyatro, drama ve performans tarihini farklı dünya kültürlerini kapsayan küresel perspektifle incelemektedir. 17
Antik Yunan, özellikle Batı tiyatro geleneğinin ve tiyatro kuramının anlaşılmasında temel dönüm noktalarından biridir; fakat dünya üzerindeki bütün performans geleneklerinin başlangıç noktası değildir.
Tiyatro ile sinema arasındaki temel fark nedir?
Tiyatro ile sinema birçok anlatım aracını paylaşır. Ancak geleneksel tiyatro temsilinde oyuncunun eylemi ile seyircinin algılaması aynı performans olayının parçalarıdır. Tiyatro performansı geçicidir. 18
Perde kapandığında o temsil sona ermiştir. Ertesi akşam aynı oyun yeniden oynanabilir; fakat önceki gece tekrar edilemez. Yeni bir temsil gerçekleşir.
Tiyatro neden hâlâ var?
Sinema, televizyon, dijital platformlar ve yeni teknolojilere rağmen tiyatro varlığını sürdürmektedir. Bunun nedenlerinden biri tiyatronun yalnızca hikâye ileten bir araç olmamasıdır.
Tiyatro aynı zamanda insanların belirli bir zamanda bir araya gelerek oluşturduğu toplumsal ve estetik bir olaydır. Fischer-Lichte'nin yaklaşımında performans oyuncularla seyircilerin etkileşimi içinde ortaya çıkar. 19
Bu yüzden tiyatronun değeri yalnızca anlattığı hikâyede değildir. O hikâyenin burada, şimdi ve bu insanlar arasında gerçekleşmesindedir.
O halde tiyatro nedir?
Tiyatro; insan eyleminin, bedenin, sesin, mekânın, zamanın ve çeşitli sahneleme araçlarının kullanıldığı; oyuncu ya da icracılar ile seyirciler arasında bir performans olayı oluşturan sanatsal ve toplumsal bir pratiktir.
Ancak bu tanımın sınırları da mutlak değildir. Tiyatronun tarihi aynı zamanda kendi sınırlarını sürekli değiştirmesinin tarihidir.
Bir zamanlar yalnızca belirli tiyatro binalarında düşünülen gösteriler sokağa çıkmıştır. Oyuncu ile seyirci arasındaki sınır değiştirilmiştir. Dramatik metin terk edilebilmiştir. Geleneksel sahne ortadan kaldırılmıştır. Teknoloji performansa katılmıştır. Dijital ortamlar “canlılık” kavramını yeniden tartışmaya açmıştır.
Bir insan eylemde bulunur. Başka bir insan ona tanıklık eder. Ve aralarında yalnızca o ana ait bir anlam oluşur.
Tiyatro, o karşılaşmanın sanatıdır.
Kaynakça
- Christopher B. Balme. The Cambridge Introduction to Theatre Studies, Cambridge University Press (2008) · DOI · Bağlantı
- Aristotle. Poetics, Perseus Digital Library, Harvard University Press / William Heinemann (1932) · Bağlantı
- Erika Fischer-Lichte. The Transformative Power of Performance: A New Aesthetics, Routledge (2008) · Bağlantı
- Eric Csapo; Margaret C. Miller (eds.). The Origins of Theater in Ancient Greece and Beyond: From Ritual to Drama, Cambridge University Press (2007) · Bağlantı
- N. P. Miller. The Origins of Greek Drama, Greece & Rome, Cambridge University Press (1961) · Bağlantı
- Jessica Paga. Theatres, Greek and Roman, Structure, Oxford Classical Dictionary, Oxford University Press · DOI · Bağlantı
- Tobin Nellhaus; Daphne P. Lei; Tamara Underiner; Patricia Ybarra. Theatre Histories: An Introduction, Routledge (2024) · Bağlantı
