Işık Terimleri: Sahne Aydınlatma Dili
Sahne ışık tasarımı ve operasyonunda kullanılan armatür, aksesuar, kontrol ve cue terminolojisi; teknik doğruluk profesyonel kaynaklara dayanır.

Giriş: Sahne ışığı dili
Işık terminolojisi armatür tiplerinden (Fresnel, PAR, profil) kontrol protokollerine (DMX, dimmer) uzanır; teknik doğruluk profesyonel kaynaklara dayanmalıdır. Francis Reid sahne ışığı el kitabında armatür ve plot terminolojisini sistematik sunar. 1
J. Michael Gillette (Designing with Light) ışık tasarım sürecini eğitim odaklı açıklar. 2
Armatürler ve aksesuarlar
Follow spot, moving head, gobo, jel ve footlight terimleri hem İngilizce hem Türkçe karşılıklarıyla kayıtlıdır. Carter gobo ve gel frame gibi aksesuarları sözlük maddesi olarak verir. 3
Cue, fade ve salon ışıkları
Fade in/out, crossfade, blackout ve special, ışık operatörünün cue dilini oluşturur; ses fade terimleri ayrı canonical kayıtta tutulur. Reid blackout ve geçiş prosedürlerini operatör perspektifinden açıklar. 4
House lights seyirci salonu işletimiyle kesişir; ilişki grubu seyirci-işletme ile paylaşılır.
Gay McAuley, bazı sahnelemelerde oyuncuların sahneye fiziksel olarak girmek yerine ışık ve karartma yoluyla zaten yerlerindeyken gösterildiğini, böylece odağın burada ile orası arasındaki geçişten çok sahnedeki ana kaydığını belirtir. 5 Blackout, bu anlamda yalnızca bir geçiş tekniği değil, sahne mekânını kuran bir karardır.
Tarihsel arka plan: mumdan gaza, gazdan elektriğe
The Cambridge Guide to Theatre, sahne ışığının elektrikle başlamadığını ve ışığın tiyatrodaki önemli rolünün 16. yüzyıldan beri kabul gördüğünü vurgular. 6 Brockett ve Hildy, 1840’larda bugünkü kontrol masasına benzetilebilecek “gas table” düzeneğinin bir operatörün bütün ışıkları tek bir noktadan kontrol etmesini mümkün kıldığını aktarır. 7 Işık masası ve ışık operatörü terimlerinin tarihsel öncülü budur.
Elektrik ışığına geçiş de sorunsuz olmamıştır. Iain Mackintosh, Ellen Terry’nin elektrikli rampa ışıklarının (footlights) yüzlerdeki etkisini görünce Henry Irving’den gaz ışığını geri getirmesini istediğini ve Irving’in bunu yaptığını aktarır. 8
Işığın sahnedeki işlevi: görünürlük, gölge ve anlam
Adolphe Appia, ışığın yönünün ancak gölge aracılığıyla algılanabildiğini ve ışığın niteliğini gölgelerin niteliğinin ifade ettiğini yazar. 9 Appia’ya göre dağınık ışık (diffused light) yalnızca görünürlük sağlarken, “canlı ışık” (living light) ifade gücünü taşır ve ikisi ancak farklı yoğunluk dereceleriyle birlikte var olabilir. 10 Bugünkü “genel ışık” (general cover) ile “özel” (special) ayrımı bu düşüncenin pratik karşılığı olarak okunabilir.
Pavis’in sözlüğündeki ışık maddesi, oyuncu-kral, yönetmen ve sahne tasarımcısı dönemlerinin ardından performansın anahtarını elinde tutma sırasının ışık tasarımcısına geçtiği gözlemiyle açılır. 11 Richard Southern ise açık sahnede ışığın yalın ve değişmeyen olması gerektiğini savunan meslektaşlarına karşı, modern dramın büyük bölümünün gölge ve parıltılarda saklı olduğunu öne sürer. 12
Işık yalnızca seyirciye yönelik değildir. Stanislavski’nin oyunculuk eğitimini anlatan kitabında Tortsov, ışık ve ses gibi uyaranları yalnızca seyirciyi büyülemek için değil, oyuncuların da dikkatini sahnedekine yoğunlaştırmalarına yardım etmek için kullandıklarını söyler. 13 Aynı kitaptaki bir alıştırmada kesintisiz ışık değişimi, gündelik yaşamda dikkat nesnelerinin sürekli ve mantıklı biçimde değişmesini göstermek için kullanılır. 14
Işık planı, asma konumları ve kontrol
Gillette’in prodüksiyon sözlüğünde “hanging”, ışık armatürlerinin ve ekipmanın ışık planında (light plot) belirlenen konumlara yerleştirilmesi; “focusing” ise armatürlerden gelen ışığın belirli bir alana yöneltilmesi olarak tanımlanır. 15 Holloway, ışık planının genellikle daha geç hazırlandığını, çünkü ışığın oyunun aksiyonunu daha yakından izlediğini ve tasarımcıların önce sahneyi görmeleri gerektiğini belirtir. 16
Strong’un tasarım rehberi, ışık asma konumları bölümünde bir ışık tasarımcısının sahneyi olabildiğince çok açıdan görme seçeneği isteyen sözlerine yer verir. 17 Kontrol bölümünde ise en parlak ışık masasının bile yanlış ellerde işe yaramaz hâle gelebileceği, sakin, hızlı ve bilgili bir operatörün vazgeçilmez olduğu vurgulanır. 18
Güncel kontrol dilinde DMX terimi öne çıkar. Holloway, bilgisayar ile dimmer’lar arasındaki iletişimi düzenleyen modern protokolün DMX 512-A olduğunu ve DMX 512’nin “512 kanallı dijital çoklama” anlamına geldiğini açıklar. 19 Susan Letzler Cole’un gözlemlediği bir prodüksiyonda ışık tasarımcısı yaklaşık 250 ışık cue’su üzerinde çalışırken yönetmen izleyip ışığın süresi ve yoğunluğu için sık sık düzeltme ister. 20
Terimler sözlüğü
Aşağıdaki kayıtlar bu grubun canonical terim listesine karşılık gelir; ileride ayrı terim sayfalarına genişletilecektir.
Spot
Kısa tanım: Işık hüzmesinin açısı ve kapladığı alan hassas biçimde ayarlanabilen armatür (spotlight).
Spotlar da floodlar gibi yatay ve dikey yönlendirilebilir; farkları, çıkan konik ışık hüzmesinin açısının ve dolayısıyla aydınlattığı alanın hassas biçimde denetlenebilmesidir. 21 Fresnel ya da focus spotta lens sabit kalıp lamba ve reflektör hareket ederken, profil spotta lamba ve reflektör sabit kalır, lens hareket eder. 22
Kullanım örneği: “Sol öndeki spotu biraz daralt, masanın dışına taşıyor.”
İlişkili terimler: Profil · Follow spot · Special
Fresnel
Kısa tanım: Yumuşak kenarlı spot ışığı veren lens tipi; tiyatro salonlarında yaygın armatür.
Fresnel armatürler zoom ve odak ayarıyla alan genişliğini değiştirir. 23
İlişkili terimler: Spot · Dimmer · Jel
Profil
Kısa tanım: Hüzmesinin biçimi kesiciler (shutter) ve gobo ile şekillendirilebilen, sert ya da yumuşak kenarlı spot (profile, ellipsoidal, leko).
Profil spotta lamba ve reflektör sabittir, lens hareket eder; lensin hareketi hüzme kenarının sertliğini ayarlar, bu da hüzme boyutunda bir miktar değişime yol açar. En iyi sonuç için lens ve kesicilerin birlikte ayarlanması gerekir. 24 Gillette bu armatürü elipsoidal reflektörlü spot (ERS) adıyla ele alır. 25
Kullanım örneği: “Kapı çerçevesini profille, kesicileri kenarlara göre kapat.”
İlişkili terimler: Gobo · Spot · Special
PAR
Kısa tanım: Reflektörü, lensi ve flamanı tek bir cam gövde içinde bulunan, sabit hüzmeli lambayla çalışan armatür (PAR can).
PAR lambada reflektör ve lens, flamanla aynı cam gövde içinde mühürlüdür; hüzmeler hafifçe ovaldir ve dar, neredeyse paralel bir spottan daha geniş hüzmelere uzanan seçenekler vardır. Odak ayarı yoktur; hüzmenin boyutu, biçimi ve niteliği lamba seçimiyle belirlenir. 26 PAR boyutları lamba çapını inçin sekizde biri cinsinden verir: PAR 64 yaklaşık 8 inç, PAR 16 yaklaşık 2 inçtir. 27
Kullanım örneği: “Konser sahnesinde arka ışığı PAR 64’lerle kurduk.”
İlişkili terimler: Arka ışık · Spot · Jel
Follow spot
Kısa tanım: Hareket eden bir oyuncuyu sert kenarlı, yoğun bir hüzmeyle izleyen, operatörce elle yönlendirilen spot (takip spotu).
Takip spotu, hareket eden bir oyuncuyu izleyecek yüksek yoğunluklu, sert kenarlı bir ışık hüzmesi gerektiğinde kullanılır. 28 Reid’e göre takip spotu özellikle Anglo-Amerikan aydınlatmada bir ışık kaynağından çok yıldız statüsünün işareti hâline gelmiştir; ana ışık kaynağına yaklaştığında görüntüyü çok düzleştirebilir, bu yüzden kullanılacaksa heykelsi modelleme açılarından en az iki, tercihen üç takip spotu kullanılmalıdır. 29
Kullanım örneği: “Takip spotu solistin girişini bir ölçü geç yakaladı.”
İlişkili terimler: Spot · Special · Işık cue'su
Dimmer
Kısa tanım: Bir aydınlatma devresine giden gerilimi değiştirerek lambanın yoğunluğunu artırıp azaltan cihaz.
Işık tasarımcısı bütün armatürlerin yoğunluğunu ilgili dimmer’ları ayarlayarak denetler. 30 Autotransformer dimmer’lar devredeki gerilimi değiştirerek lamba yoğunluğunu artırır ya da azaltır; günümüz salonlarında dimmer çoğunlukla tiyatronun başka bir bölümünde durur ve patch panel üzerinden armatür devrelerine bağlanır. 31 Dimmer rack’lerde dimmer’lar üç fazlı beslemenin sıcak hatlarına eşit olarak dağıtılır. 32
Kullanım örneği: “Üçüncü sahnede salon ışığını dimmer’dan yüzde otuza çek.”
İlişkili terimler: Fresnel · Cue
Gobo
Kısa tanım: Profil spotun optik kapısına yerleştirilerek sahneye bir biçim ya da doku yansıtan desenli metal veya cam plaka.
Profil spot, lamba gövdesiyle lensler arasındaki optik kapıya (gate) yerleştirilen bir gobonun desenini yansıtır. Gobolar belirli imgeler ya da benekli ışık etkisi veren kırık desenler (break-up) olabilir. 33 Standart gobo yelpazesi pencere, ağaç, New York silueti ya da Eiffel Kulesi gibi imgeleri içerir; ama gobonun başlıca kullanımı, yumuşak odakla ışık hüzmesine doku katan kırık desenlerdir. 34
Kullanım örneği: “Orman sahnesi için yaprak gobolarını yumuşak odakla kullan.”
İlişkili terimler: Profil · Moving head · Spot
Jel
Kısa tanım: Armatürün önüne takılarak ışığa renk veren, istenmeyen dalga boylarını süzen renk filtresi (gel, colour filter).
Renk filtresi istenmeyen dalga boylarını ışık sahneye ulaşmadan karışımdan çıkarır: yeşil jel, ışıktaki diğer renklerin çoğunu süzer. 35 Renk değiştiriciler (scroller) aynı plastik filtre malzemesini kullanır: farklı renkler belirli boyutlarda kesilip birbirine eklenerek bir jel şeridi oluşturulur ve armatürün önünde ileri geri kaydırılır. 36 Reid sahne aydınlatmasının bütün değişkenleri içinde rengin belki de denetimi en güç olanı olduğunu belirtir. 37
Kullanım örneği: “Gece sahnesi için ön ışıklara açık mavi jel tak.”
İlişkili terimler: Ön ışık · PAR · Genel ışık
Fade in
Kısa tanım: Işığın sıfırdan ya da düşük bir seviyeden belirli bir süre içinde kademeli olarak yükseltilmesi.
Reid ışık masasında seviyeyi yükseltip azaltma işlemlerinin “fade-up” ve “fade-down” olarak adlandırıldığını belirtir. 38 Bellekli masalarda gelen ve giden ışık durumları için fade süreleri kaydedilebilir; cue bir tuşla başlatılır ve ana fader’lar yalnızca cue’nun ilerleyişini hızlandırmak ya da yavaşlatmak için kullanılır. 39
Kullanım örneği: “Açılışta sahne ışığı on saniyelik bir fade in ile gelsin.”
İlişkili terimler: Fade out · Crossfade · Işık cue'su
Fade out
Kısa tanım: Işığın belirli bir süre içinde kademeli olarak azaltılıp karartılması.
Işık masası dilinde seviyenin azaltılması “fade-down” olarak adlandırılır; bazı kanallar yükselirken bazılarının azaldığı cue ise crossfade’dir. 40 Çift playback’li masalarda yavaş bir fade bir playback’te sürerken diğerinde daha hızlı alan değişiklikleri yapılabilir. 41
Kullanım örneği: “Son replikten sonra sahneyi sekiz saniyede fade out yap.”
İlişkili terimler: Fade in · Blackout · Crossfade
Blackout
Kısa tanım: Sahnedeki bütün ışıkların, çoğu zaman aniden, tamamen karartılması (kararma).
Odak çalışmasında bir sonraki armatür yakılmadan önceki söndürülmez; böylece sahne hiçbir zaman tam karanlığa (blackout) düşmez. Reid bunun yalnızca çalışmak için daha hoş değil, daha güvenli de olduğunu vurgular. 42 Aydınlatma planı sahneden salona taşındığında açılış cue durumunu kurmadan önce bir blackout istenir. 43
Kullanım örneği: “Silah sesiyle birlikte blackout; üç saniye sonra salon ışıkları yok.”
İlişkili terimler: Fade out · Işık cue'su · House lights
Crossfade
Kısa tanım: Bir ışık durumundan ötekine, bazı kanallar yükselirken diğerleri azalarak yapılan geçiş (çapraz geçiş).
Bazı kanalların yükselip bazılarının azaldığı bir cue crossfade’dir. 44 Crossfade sahnenin bir yanından öteki yanına yapılabilir; seyircinin farkına vardığı bilinçli bir atmosfer değişimine örnek, duygusal bir şarkı için hızla maviye geçiştir. 45 Elle çalışan masalarda beş saniyelik bir crossfade pürüzsüz olmayabilir; bu sorunu aşmak için preset sistemleri geliştirilmiştir. 46
Kullanım örneği: “Gün batımından geceye on beş saniyelik bir crossfade.”
İlişkili terimler: Fade in · Fade out · Işık cue'su
Işık cue'su
Kısa tanım: Işıkta bir değişimin başladığı işaret; değişim süresi ve sonunda varılan ışık durumuyla birlikte tanımlanır.
Reid’e göre “ışık cue’su” ışıktaki bir değişimi belirtir: cue değişimin başlangıç noktası, cue süresi değişimin süresi, cue state ise değişimden sonra varılan ışık durumudur. 47 Işık tasarımcısı, cue’ları verecek olan sahne amiriyle birlikte dağıtım için bir cue özeti (cue synopsis) hazırlar. 48
Kullanım örneği: “Işık cue 37 kapı kapanınca gidiyor, süre dört saniye.”
İlişkili terimler: Crossfade · Light plot · Fade in
Işık köprüsü
Kısa tanım: Sahnenin üstünde, çoğu zaman prosenyumun hemen arkasında asılı duran, üzerinde yürünerek armatürlere ulaşılan çalışma köprüsü (lighting bridge, catwalk).
Prosenyumun hemen arkasındaki ışık köprüsü (ya da üst üste üç köprü) ve bir çift ışık kulesi bütün armatürlere doğrudan erişim sağlar; armatürler temsil sırasındaki hızlı sahne değişimlerinde bile yeniden odaklanabilir. 49 Köprü çoğunlukla prosenyumun hemen içinde iki ya da üç katlı bir yığın biçiminde, yalnızca ana perde ve birkaç uçurma halatına yer bırakacak şekilde konumlanır ve yüksekliği değiştirilebilsin diye asılı tutulur. 50
Kullanım örneği: “Elektrikçi köprüye çıkıp üçüncü armatürün odağını düzeltti.”
İlişkili terimler: Light plot · Ön ışık · Profil
Ön ışık
Kısa tanım: Oyuncuya seyirci yönünden, önden gelen ışık; yüzün görünürlüğünü sağlar (front light).
Reid’e göre yalnızca önden gelen ışıkta biçimler birbirine karışır, katı kütleler düz görünür ve fiziksel dokular görünmez olur; katılık ancak yönlü ışıkla ışık-gölge karşıtlıkları kurulduğunda belirginleşir. 51 Bu yüzden önden görünürlük ile yandan modelleme dengelenir; dört temel açıyla ışıklandırma eğilimi giderek artmaktadır. 52
Kullanım örneği: “Ön ışık yüzleri düzleştiriyor; yandan biraz modelleme ekleyelim.”
İlişkili terimler: Yan ışık · Arka ışık · Genel ışık
Arka ışık
Kısa tanım: Oyuncuya arkasından ve yukarıdan gelen, onu dekordan ayıran ve sahne derinliğini artıran ışık (back light).
Oyuncunun arkasından gelen ışık yüzü aydınlatmaz ama sahne derinliğini artırır: oyuncuyla dekor arasında bir pus yaratarak oyuncuyu dekordan ayırır; baş ve omuzlardaki parlak kenarlar da oyuncunun görünümünü güçlendirir. 53 Ekipmanın temel ihtiyaçlara bile yetmediği küçük sahnelerde oyuncuların omuzlarından süzülen arka ışığı savunmak zor olabilir; yine de tek bir güçlü arka ışık armatürü büyük fark yaratabilir. 54
Kullanım örneği: “Arka ışığı açınca oyuncu fondan ayrıldı.”
İlişkili terimler: Ön ışık · Yan ışık · PAR
Yan ışık
Kısa tanım: Oyuncuya yandan, ön ışığa yaklaşık dik bir düzlemde gelen ve bedeni modelleyen ışık (side light).
Reid yan ışığı ön ışığa 90 derecelik bir düzlemde gelen ışık olarak ele alır ve tepeden gelen ışığın oyuncunun önü yerine yanına taşındığında ve açısı alçaldığında etkisinin nasıl değiştiğini inceler. 55 Önden görünürlük ile yandan modelleme arasındaki denge, temel ışık açılarının seçiminde belirleyicidir. 56
Kullanım örneği: “Dansçılar için kulis aralarından alçak yan ışık kuralım.”
İlişkili terimler: Ön ışık · Arka ışık · Genel ışık
Genel ışık
Kısa tanım: Sahnenin oyun alanını eşit biçimde aydınlatan temel ışık düzeni (general cover, wash).
Reid özel ışıkları (special) iki kategoride toplar: belirli dekor öğelerini vurgulamak için kullanılanlar ve hüzmenin boyutunun ve biçiminin çok kritik olduğu durumlarda oyuncuyu aydınlatanlar. Bir özel efekt için birkaç armatürün ve dimmer’ın iki saatlik genel kullanımdan çekilmesinin buna değip değmeyeceğini sorar. 57 Hareketli armatürlerde “wash” ışıkları geleneksel PC ya da fresnel spotların gelişmiş sürümleridir. 58
Kullanım örneği: “Önce genel ışığı kuralım, özel ışıkları sonra ekleriz.”
İlişkili terimler: Special · Ön ışık · Light plot
Footlight
Kısa tanım: Sahnenin ön kenarına, zemine dizilen ve oyuncuları aşağıdan aydınlatan ışık sırası (floats).
Sahnenin ön kenarındaki ışık sırası footlights, İngiliz jargonunda “floats” diye anılır; sahne zemininin başka bir yerine konduğunda ise “electrics groundrow” adını alır. 59 Footlight’lar bir zamanlar ana ışık kaynağıydı; yeni tiyatrolarda artık çok nadiren kurulurlar ve modern tekniklerin gelişmesiyle yarattıkları çarpık etki nedeniyle terk edilmişlerdir. 60 Tarihsel olarak batten ve footlight’lar ideal olarak dört renkte kurulurdu: kırmızı, yeşil, mavi ve rengin yoğunluğunu denetlemek için beyaz. 61
Kullanım örneği: “Vodvil sahnesi için eski footlight’ları yeniden yaktık.”
İlişkili terimler: Ön ışık · Genel ışık · House lights
Light plot
Kısa tanım: Armatürlerin asılacağı konumları, tiplerini ve yönlerini ölçekli olarak gösteren ışık planı.
Işık tasarımının temel bilgileri aydınlatma planına ve cue özetine kaydedilir; aydınlatma planı dekorun zemin planından çıkarılır ve o plan gibi genellikle 1:25 ölçeklidir. 62 Plan, binadaki asma konumlarını ve bu konumlara hangi tip armatürlerin nereye asılacağını gösterir. 63 Işık planı genellikle tasarım sürecinin sonlarına doğru çıkar, çünkü ışık oyunun aksiyonunu daha yakından izler ve tasarımcıların provaları görmesi gerekir. 64
Kullanım örneği: “Light plot’a göre ikinci elektrik barında on iki profil var.”
İlişkili terimler: Işık cue'su · Işık köprüsü · Special
DMX
Kısa tanım: Işık masasının dimmer’ları ve hareketli armatürleri dijital olarak denetlemesini sağlayan standart iletişim protokolü (USITT DMX512).
USITT DMX512, Amerika Birleşik Devletleri Tiyatro Teknolojisi Enstitüsü’nün (USITT) dimmer’ları ışık masalarından denetlemek için oluşturduğu bir standarttır; sinyal 512 komut paketi içerir. 65 Dijital denetimin temel üstünlüğü çoğullamadır (multiplexing): analog sistemde her dimmer’ın masaya ayrı bir kabloyla bağlanması gerekirken dijital sistem çok sayıda kanalı tek hat üzerinden taşır; bazı hareketli armatürler 20’ye kadar kanal gerektirir. 66 DMX512 kullanan üreticilerin armatürleri bu protokolü kullanan herhangi bir ışık masasıyla denetlenebilir. 67
Kullanım örneği: “Yeni moving head’ler DMX’te 16 kanal kaplıyor; adresleri buna göre ver.”
İlişkili terimler: Moving head · Işık cue'su · Light plot
Moving head
Kısa tanım: Yönü, rengi, odağı ve gobosu ışık masasından uzaktan denetlenen motorlu armatür (moving light).
Bu armatürlere çoğu zaman “akıllı ışıklar” denir; Reid ise yalnızca ışık tasarımcısının programladığını yaptıkları için “itaatkâr ışıklar” demeyi tercih eder. Hareketli hüzme sahne resmine dinamik bir katkı olarak kullanılabilir. 68 Reid iki türü ayırır: lamba gövdesi sabit kalıp hüzmenin motorlu bir aynayla saptırıldığı ayna sistemleri ve lamba gövdesiyle optik sistemin birlikte hareket ettiği moving head’ler. 69 DMX512 bu armatürlerin gelişmesini kolaylaştırmıştır; pek çoğunda yatay ve dikey hareket, mekanik karartma, renk değiştirici ve gobo hareketi gibi 20’ye kadar motorlu işlev vardır. 70
Kullanım örneği: “Moving head’ler finalde salonu tarayıp sahneye kilitleniyor.”
İlişkili terimler: DMX · Gobo · Follow spot
House lights
Kısa tanım: Seyirci salonunun dekoratif ve genel aydınlatması (salon ışıkları).
Reid’in sözlüğünde house lights salondaki dekoratif aydınlatmadır. 71 Salon ışıkları ne kadar parlaksa açılıştaki sahne ışığının da o kadar güçlü olması gerekir; açılışta salon ışıkları kısık ya da kapalıyken, perdeyi ya da sahneyi biraz aydınlatarak çalınan bir uvertür bu geçiş için fırsat sunar. 72
Kullanım örneği: “Uvertürle birlikte house lights yarıya insin.”
İlişkili terimler: Blackout · Fade out · Işık cue'su
Special
Kısa tanım: Genel ışık düzeninin dışında, belirli bir dekor öğesini ya da oyuncuyu tek bir an için aydınlatmaya ayrılan armatür (özel ışık).
Reid özel armatürleri iki ana kategoride toplar: bazıları belirli dekor öğelerini vurgulamak, bazıları da hüzmenin boyutunun ve biçiminin çok kritik olduğu durumlarda oyuncuyu aydınlatmak için gerekir. 73 Tasarımcı bir özel efektin birkaç armatürü ve dimmer’ı iki saatlik genel kullanımdan çekmeye değip değmeyeceğini tartmalıdır; özel ışıklar ve efektler de planda aynı biçimde konumlandırılır. 74
Kullanım örneği: “Monolog için sandalyenin üstüne dar bir special.”
İlişkili terimler: Genel ışık · Profil · Light plot
Kaynakça
- Francis Reid. The Stage Lighting Handbook, The Stage Lighting Handbook, Routledge (2001) · Bağlantı
- J. Michael Gillette. Designing with Light: An Introduction to Stage Lighting, Designing with Light: An Introduction to Stage Lighting, McGraw-Hill (2002) · Bağlantı
- Paul Carter. Backstage Handbook: An Illustrated Almanac of Technical Information, Backstage Handbook: An Illustrated Almanac of Technical Information, Broadway Pr (1995) · Bağlantı
- Gay McAuley. Space in Performance: Making Meaning in the Theatre, Space in Performance: Making Meaning in the Theatre, University of Michigan Press (1999) · Bağlantı
- Martin Banham. The Cambridge Guide to Theatre, The Cambridge Guide to Theatre, Cambridge University Press (1995) · Bağlantı
- Oscar G. Brockett; Franklin J. Hildy. History of the Theatre, History of the Theatre, Pearson (2007) · Bağlantı
- Iain Mackintosh. Architecture, Actor and Audience, Architecture, Actor and Audience, Routledge (1993) · Bağlantı
- Adolphe Appia. Music and the Art of the Theatre, Music and the Art of the Theatre (1962) · Bağlantı
- Patrice Pavis. Dictionary of the Theatre: Terms, Concepts, and Analysis, Dictionary of the Theatre: Terms, Concepts, and Analysis, University of Toronto Press (1999) · Bağlantı
- Richard Southern. The Open Stage, The Open Stage, Faber and Faber (1953) · Bağlantı
- Konstantin Stanislavski. An Actor's Work, An Actor's Work, Routledge (2017) · Bağlantı
- J. Michael Gillette. Theatrical Design and Production: An Introduction to Scene Design and Construction, Lighting, Sound, Costume, and Makeup, Theatrical Design and Production: An Introduction to Scene Design and Construction, Lighting, Sound, Costume, and Makeup, McGraw-Hill (2005) · Bağlantı
- John Holloway. Illustrated Theatre Production Guide, Illustrated Theatre Production Guide, Taylor & Francis Group (2020) · Bağlantı
- Judith Strong. Theatre buildings, Theatre buildings, Routledge (2010) · Bağlantı
- Susan Letzler Cole. Directors in Rehearsal: A Hidden World, Directors in Rehearsal: A Hidden World, Routledge (2013) · Bağlantı
