Prova Terimleri: Üretim Sürecinde Kullanılan Dil
Bir yapımın ilk okumadan prömiyere uzanan prova hattında kullanılan terimler; teknik disiplin provaları, bloklama dili ve ekip koordinasyonunu kapsar.

Giriş: Prova dili
Prova süreci, tiyatronun görünmeyen emeğini adlandıran zengin bir terminoloji üretir: masa başı, cue-to-cue, genel prova veya marke etmek Türkiye sahnesinde günlük kullanımdır. Patrice Pavis, Fransızca répétition sözcüğünün mekanik bir işi çağrıştırdığını, oysa provaların her seferinde farklı ve kimi zaman yaratıcı olduğunu vurgular. 1
Susan Letzler Cole, farklı yönetmenlerin provayı keşif süreci ya da oyuncularla oyunu “yontmak” gibi farklı metaforlarla tanımladığını belgeler. 2
Prova türleri ve sıralama
Okuma provasından dress rehearsal’a uzanan yelpaze, teknik disiplinlerin (ışık, ses, kostüm) ayrı prova günleriyle birleşir. Katie Mitchell prova takviminin oyunun sahne bölümleri etrafında kurulmasını ve teknik ile genel provaların ayrıca planlanmasını önerir. 3
Cue-to-cue (Q2Q), paper tech ve tech week terimleri özellikle profesyonel İngilizce etki alanında Türkçe karşılıklarıyla birlikte kullanılır.
Bloklama ve mekân provası
Spacing ve blocking rehearsal, marke etmek (spike) ile birlikte sahne trafiğinin prova dilini oluşturur. Francis Hodge yönetmenin hareket ve kompozisyon aracılığıyla dramatik ilişkileri görünür kıldığını anlatır. 4
Italian rehearsal (duraksız koşu) ve stumble-through, hız–tempo kontrolü için farklı prova modlarıdır.
Çağrı, notlar ve prömiyer hattı
Call time, places, notes session ve preview, prodüksiyonun son haftalarında işletim diliyle iç içedir. Gay McAuley, etnografik prova günlüğünde tiyatroya geçilen son haftayı teknik provalardan ilk temsillere kadar izler. 5
Prova sözcüğü ve prova etiği
Uta Hagen, İngilizcedeki rehearsal sözcüğünün “yeniden duyma” anlamından geldiğini, Fransızcadaki la répétition sözcüğünün ise göründüğü gibi “tekrar” anlamına geldiğini belirtir. 6 Türkçedeki “prova” sözcüğü de bu sınama ve tekrar anlamlarını birlikte taşır.
Prova disiplini oyunculuk eğitiminin de parçasıdır. Stanislavski’nin kitabında öğretmen figürü, provaya başladıktan sonra değil, on beş dakika erken gelinmesi gerektiğini hatırlatır. 7 Brockett ve Hildy’nin aktardığı tarihsel bir örnekte düzenli oturumlara ek olarak oyunculardan birlikte özel çalışma fırsatları ayarlamaları istenir ve aksiyon olağandışı sorunlar çıkardığında ek provalar çağrılır. 8
Prova odası ve yönetmenin rolü
Gay McAuley, prova için kullanılan odaların seyirci tarafından hiç görülmeyen, tiyatronun gizli alanına ait mekânlar olduğunu vurgular. 9 Kiralanabilen prova mekânlarının kullanılacak gerçek sahneyle çok az ilişkisi olabileceğini ve mekânın konforunun, temizliğinin ve olanaklarının çalışmayı etkilediğini de ekler. 10 Bant ile yere işaretlenen sahne planı bu farkı kapatmaya yarar.
Peter Brook, oyuncuların metni okur okumaz oyunun görünmez özünün aralarında tam olarak belirivermesinin gerçek dışı olduğunu ve yönetmenin bir grubun bu ideal duruma doğru gelişmesine yardım etmek için orada bulunduğunu yazar. 11 Anne Bogart ise provada yönetmenin “keep it” (bunu tut) sözleriyle diğer bütün olası çözümleri ortadan kaldırdığını hatırlatarak sabitlemenin bedelini tartışır. 12
Teknik hafta ve genel provalar
Holloway, teknik haftanın her şey tiyatroya yüklendikten sonra başlayabileceğini ve teknik provalara yaklaşımın yerden yere değiştiğini, ama temel sürecin benzerlikler taşıdığını açıklar. 13 Holloway’e göre prömiyerden önceki son birkaç prova dress rehearsal olarak adlandırılır; terim, başlangıçta oyuncuların kostümlerini o zamana kadar giymemesinden gelir. 14 Prodüksiyon ekibi her koşunun sonunda notlarını tartışmak ve ertesi günün provasından önce nelerin ele alınacağını belirlemek için toplanır. 15
Francis Reid, ışıkların oyuncularla birlikte kullanıldığı ilk provanın teknik prova olduğunu belirtir. 16 J. Michael Gillette, genel provaların teknik haftanın sonuna doğru başladığını ve teknik provalarda ışık cue’larının neredeyse tamamının bir biçimde ayarlanması gerektiğini açıklar. 17 Aynı kitaba göre son genel prova ya da önizleme temsili bittiğinde reji defteri (prompt book) eksiksiz hâle gelir. 18 Gillette’in ışık tasarımı kitabı da her teknik prova, genel prova ve temsilden önce dimmer ve ışık aygıtlarının rutin olarak kontrol edilmesini önerir. 19
Terimler sözlüğü
Aşağıdaki kayıtlar bu grubun canonical terim listesine karşılık gelir; ileride ayrı terim sayfalarına genişletilecektir.
Masa başı
Kısa tanım: Oyuncuların oturarak metni okuyup yorum üzerinde çalıştığı masa etrafı prova (table work).
Pavis, yönetmenin metni okuma sürecinde uzun masa başı okuma günleri düzenlediğini; bu oturumlarda olası yorumları açıkladığını, diksiyon hazırlığı yaptığını ve karakterler üzerine düşündüğünü yazar. 20
Kullanım örneği: “İlk hafta sadece masa başı okuma yapacağız.”
İlişkili terimler: Okuma provası · Bloklama · Reji notu
Okuma provası
Kısa tanım: Metnin oyuncularca yüksek sesle okunduğu, cast öncesi ya da cast sonrası ilk metin provası (read-through).
Ball, repliklerin sahneye taşınmadan önce yüksek sesle söylenmesi gerektiğini vurgular; ilk prova ya da tasarım toplantısından önce oyunu kendinize yüksek sesle okumanızı önerir. 21 Cole, cast edilmeden ve hatta metin yazılmadan önce yapılan read-through örneklerini de aktarır. 22
Kullanım örneği: “Yarın salonda okuma provası var.”
İlişkili terimler: Masa başı · Sahne provası · Cast
Sahne provası
Kısa tanım: Oyuncuların metin ve mizanseni tiyatro binasındaki sahne alanında çalıştığı prova.
Cole, bir provanın artık prova salonu yerine tiyatro binasının içinde yürütüldüğünü; davetli seyirciden bir kısmının oturduğu koşullarda yönetmenin koşu öncesi oyunculara not verdiğini aktarır. 23
Kullanım örneği: “Bloklama bittikten sonra sahne provasına geçiyoruz.”
İlişkili terimler: Bloklama provası · Genel prova · Masa başı
Teknik prova
Kısa tanım: Işık, ses, dekor ve perde gibi teknik unsurların oyun aksiyonuna bağlandığı prova (technical rehearsal).
Holloway, teknik provaların oyunun aksiyonuna ışık, ses ve dekor değişikliklerini entegre etmeye odaklandığını; her teknik öğenin görünüm değişiminin bir cue’ya indirgendiğini yazar. 24 Gillette, teknik provaların yaklaşık bir hafta sürebileceğini ve ışık cue’larının bu sürede sıklıkla eklenip silindiğini ya da değiştirildiğini belirtir. 25
Kullanım örneği: “Teknik provada perde cue’larını birlikte yazıyoruz.”
İlişkili terimler: Işık provası · Ses provası · Tech week
Işık provası
Kısa tanım: Aydınlatma cue’larının sahne üzerinde kurulduğu prova (lighting rehearsal).
Gillette, temel ışık cue zamanlaması ve yoğunluğunun ilk teknik provadan önce aydınlatma provasında belirlendiğini yazar; buna rağmen teknik provalarda cue’ların çoğunlukla yeniden düzenlendiğini ekler. 26 Holloway, birçok tiyatronun tech week’e kuru teknik (dry tech) ile başladığını; yönetmenin bu oturumda aydınlatma tasarımcısının çalışmasını ilk kez sahne üzerinde gördüğünü belirtir. 27
Kullanım örneği: “Işık provasında genel wash’ı son kez deniyoruz.”
İlişkili terimler: Işık cue'su · Teknik prova · Cue-to-cue
Ses provası
Kısa tanım: Sahne üzerinde ses cue’ları, mikrofonlar ve playback’in oyunla birlikte denendiği prova.
Gillette, teknik provalar sırasında ses cue’larının doğası, zamanlaması ve karakterinin ışık cue’larına benzer biçimde değişime uğradığını yazar. 28 Holloway, teknik provaların ışık ve ses değişikliklerini oyun aksiyonuna bağlamaya odaklandığını belirtir. 29
Kullanım örneği: “Ses provasında underscore seviyesini ayarlıyoruz.”
İlişkili terimler: Ses cue'su · Teknik prova · Playback
Kostüm provası
Kısa tanım: Oyuncuların kostüm ve makyajla sahneye çıktığı, görünümün denendiği prova.
Holloway, teknik prova sürecinde kostümlerin çoğu zaman ilk kez devreye girdiğini ve hızlı değişimlerin duraksamalara yol açabileceğini yazar. 30 Gillette, dress rehearsal’ların teknik provaların doğal uzantısı olduğunu; kostüm ve makyaj düzeltmelerinin bir sonraki provaya kadar not edilip giderildiğini belirtir. 31 Kostüm sürecinde yönetmenin kostüm geçidi (costume parade) isteyip istemediği de sorulabilir. 32
Kullanım örneği: “Kostüm provasında üçüncü perde quick change’i deniyoruz.”
İlişkili terimler: Dress rehearsal · Quick change · Genel prova
Genel prova
Kısa tanım: Tüm departmanların katıldığı, oyunun bütün olarak koşturulduğu son prova aşamasına yakın çalışma.
Cole, prömiyere yaklaşırken oyuncuların oyunun tamamı ya da bölümleri için kesintisiz koşular istemeye başladığını aktarır. 33 Gillette, dress rehearsal’ların tech week’in sonuna doğru yerleştiğini ve bu provalarda ses, ışık ve perde cue’larına düzeltmelerin sürdüğünü belirtir. 34
Kullanım örneği: “Genel provada duraksama olmadan baştan sona gideceğiz.”
İlişkili terimler: Dress rehearsal · Premier · Teknik prova
Dress rehearsal
Kısa tanım: Kostüm, makyaj ve tam prodüksiyon unsurlarıyla yapılan son prova türü (dress rehearsal).
Holloway, açılış gecesinden önceki son provaların dress rehearsal adını taşıdığını; adın kökeninde oyuncuların kostümlerini ancak o aşamaya kadar giymediği anlayışının yattığını yazar. 35 Gillette, dress rehearsal’ların teknik provaların doğal uzantısı olduğunu ve kostüm ile makyaj düzeltmelerinin bir sonraki provaya kadar giderildiğini belirtir. 36
Kullanım örneği: “Dress rehearsal’da seyirci davetlisi olmayacak.”
İlişkili terimler: Genel prova · Kostüm provası · Preview
Cue-to-cue
Kısa tanım: Yalnızca teknik cue noktalarının çalışıldığı, aradaki metnin atlandığı prova (Q2Q).
Holloway, ıslak teknik (wet tech) oturumunun cue-to-cue biçiminde yapılabileceğini; bunun büyük metin bloklarının atlanıp yalnızca teknik cue içeren bölümlerin çalışıldığı anlamına geldiğini yazar. 37
Kullanım örneği: “Bugün cue-to-cue; replikleri atlayıp sadece geçişleri deniyoruz.”
İlişkili terimler: Teknik prova · Paper tech · Işık cue'su
Marke etmek
Kısa tanım: Provada bir sahne parçasının hareket düzenini belirleyip sonraki provalarda tekrarlanabilecek biçimde sabitlemek.
Prova dilinde yönetmen küçük bir aksiyon parçasını ayırıp bloklamasını tartışmak ya da çalıştırmak için “marke etmeyi” kullanır; bu, fiziksel zemin işaretinden (spike mark) farklı bir prova işlemidir. 38
Kullanım örneği: “Bu geçişi bir marke edelim, sonra baştan alalım.”
İlişkili terimler: Spike mark · Bloklama · Mizansen
Spike mark
Kısa tanım: Dekor parçasının, aksesuarın ya da perdenin sahnede nereye geleceğini gösteren, zemine renkli bantla yapılan konum işareti.
Spike mark bir şeyin sahnede nereye konacağını gösterir; dekor parçası sahneye geldiğinde bu işarete yerleştirilir. 39 İşaretler çok renkli dar spike bandıyla yapılır; farklı renkler farklı sahne ya da konumları ayırt etmeye yarar. Bir traveler perdenin açılma noktası bile iki spike işaretinin hizalanmasıyla belirlenir. 40
Kullanım örneği: “Kanepeyi ikinci perdenin kırmızı spike’ına getir.”
İlişkili terimler: Marke etmek · Dekor
Tekrar
Kısa tanım: Provada aynı sahne, blok ya da metin parçasının yorum geliştirmek için yeniden çalışılması.
Cole, provada tekrarın psikanalitik working-through sürecine benzetildiğini; tekrarın yorumla birlikte değişebildiğini yazar. 41
Kullanım örneği: “Bu monologu tempo oturana kadar tekrar edeceğiz.”
İlişkili terimler: Work-through · Bloklama · Marke etmek
Prova notu
Kısa tanım: Yönetmenin ya da ekip liderinin prova sırasında veya sonrasında oyunculara ilettiği düzeltme notu.
Cole, prova notlarının oyunculara teşvik, enerji veren varsayımlar ya da işaretler işlevi görebileceğini; not alan sahne amirlerinden unutulan bloklamayla ilgili anlaşmazlıkları çözmelerinin istenebileceğini yazar. 42 Bir provada yönetmen, oyuncu replikte zorlanıp sahne yavaşladığında başını eğip not alabilir. 43
Kullanım örneği: “Prova notlarını yarınki oturumda uygulayalım.”
İlişkili terimler: Reji notu · Notes session · Bloklama
Stumble-through
Kısa tanım: Stumble-through, tiyatro prodüksiyonunda kullanılan mesleki/teknik bir terimdir.
Stumble-through terimi, prova alanında kullanılır. Mesleki kullanımda bağlam (prova, temsil, teknik ekip) anlamı belirler. Kaynak doğrulaması tamamlandığında canonical kayıt gerçek sayfa/bölüm locator'ıyla desteklenir.
Work-through
Kısa tanım: Metin veya sahne parçasının duraksamalarla, keşfederek ilerletildiği ayrıntılı prova çalışması.
Cole, psikanalitik working-through kavramını provayla ilişkilendirir; tekrarın yorumla değişebildiği bu sürecin, reddi aşarak ikna düzeyine taşıyan bir işlem olduğunu aktarır. 44
Kullanım örneği: “İkinci perdeyi bugün work-through ile parça parça bitireceğiz.”
İlişkili terimler: Tekrar · Masa başı · Bloklama provası
Preview
Kısa tanım: Açılış öncesi, sınırlı seyirciyle yapılan deneme temsili (preview performance).
Holloway, bazen dress rehearsal’lardan sonra restoran ya da mağaza “soft opening”ine benzetilen preview temsilleri yapıldığını yazar. 45
Kullanım örneği: “Cuma preview’ında salon yarı dolu olacak.”
İlişkili terimler: Dress rehearsal · Premier · Genel prova
Paper tech
Kısa tanım: Sahne amiri, yönetmen ve tasarımcıların cue yerlerini masada konuşup prompt book’a yazdığı kâğıt provası.
Holloway, kâğıt provada tasarımcılar, yönetmen ve sahne amirinin cue’ları konuşup prompt book’a kaydettiğini; cue yerinde anlaşmanın zaman ve sabır gerektirdiğini, titiz bir kâğıt provasının tech week’de zaman ve sorun kazandırdığını yazar. 46
Kullanım örneği: “Paper tech’te ses ve ışık cue numaralarını netleştirdik.”
İlişkili terimler: Prompt book · Tech week · Cue-to-cue
Tech week
Kısa tanım: Prodüksiyonun tiyatro binasına yüklenmesinden sonra teknik ve dress provalarının yoğunlaştığı hafta.
Holloway, tech week’in her şey tiyatro binasına yüklendikten sonra başlayabileceğini yazar. 47 Gillette, teknik provaların yaklaşık bir hafta sürebileceğini ve dress rehearsal’ların tech week’in sonuna doğru yerleştiğini belirtir. 48
Kullanım örneği: “Tech week Pazartesi load-in ile başlıyor.”
İlişkili terimler: Teknik prova · Paper tech · Dress rehearsal
Call time
Kısa tanım: Oyuncu ve ekibin belirli bir prova ya da temsil için salonda bulunması gereken çağrı saati.
Holloway, her provanın sonunda sahne amirinin bir sonraki call time’ı duyurabildiğini ve call time’ların sık sık değişebildiğini yazar. 49 Temsil gecelerinde sahne amirleri çoğu zaman yarım saat, on beş dakika ve beş dakika call’ları verir. 50
Kullanım örneği: “Yarınki call time on dört otuz.”
İlişkili terimler: Places · Genel prova · Sahne amiri
Places
Kısa tanım: Gösteri ya da prova başlamadan önce herkesin açılış pozisyonuna geçmesi için verilen çağrı.
Holloway, Places çağrısının gösterinin başlamak üzere olduğunu ve oyuncu ile ekibin gecikmeden açılış pozisyonlarına gitmesi gerektiğini belirttiğini yazar. 51
Kullanım örneği: “On dakika sonra places, hazırlanın.”
İlişkili terimler: Call time · Half-hour · Sahne amiri
Notes session
Kısa tanım: Bloklama provasından sonra yönetmenin ses, tempo ve vurgu üzerine not verdiği ayrı oturum.
Cole, Foreman’ın bloklama provalarından sonra yaptığı notes session’da artık ses, tempo ve volume üzerine not verdiğini; Max Jacobs’a “tea” ve “sweet” sözcüklerine eşit vurgu yapmasını söylediğini aktarır. 52
Kullanım örneği: “Bloklama bitti, şimdi notes session.”
İlişkili terimler: Prova notu · Bloklama provası · Reji notu
Spacing rehearsal
Kısa tanım: Spacing rehearsal, tiyatro prodüksiyonunda kullanılan mesleki/teknik bir terimdir.
Spacing rehearsal terimi, prova alanında kullanılır. Mesleki kullanımda bağlam (prova, temsil, teknik ekip) anlamı belirler. Kaynak doğrulaması tamamlandığında canonical kayıt gerçek sayfa/bölüm locator'ıyla desteklenir.
Blocking rehearsal
Kısa tanım: Oyuncuların sahne üzerindeki hareket ve duruş düzeninin (bloklama) kurulduğu prova.
Cole, Richard Foreman’ın bloklama provasında oyuncuların nispeten gevşek ve çevik olduğu bir bölüm koşusundan sonra genişletilmiş notlar verdiğini aktarır. 53 Bogart, bloklamanın oyuncuların içinde hareket edip büyüyebileceği bir taşıyıcı olarak hizmet ettiğini; biçimin kısıtlarının özgürlük için alan açabildiğini yazar. 54
Kullanım örneği: “Bu hafta blocking rehearsal ile birinci perdeyi bitiriyoruz.”
İlişkili terimler: Bloklama · Sahne provası · Marke etmek
Italian rehearsal
Kısa tanım: Italian rehearsal, tiyatro prodüksiyonunda kullanılan mesleki/teknik bir terimdir.
Italian rehearsal (Duraksız koşu) terimi, prova alanında kullanılır. Mesleki kullanımda bağlam (prova, temsil, teknik ekip) anlamı belirler. Kaynak doğrulaması tamamlandığında canonical kayıt gerçek sayfa/bölüm locator'ıyla desteklenir.
Sitzprobe
Kısa tanım: Sitzprobe, tiyatro prodüksiyonunda kullanılan mesleki/teknik bir terimdir.
Sitzprobe (Oturarak müzik provası) terimi, prova alanında kullanılır. Mesleki kullanımda bağlam (prova, temsil, teknik ekip) anlamı belirler. Kaynak doğrulaması tamamlandığında canonical kayıt gerçek sayfa/bölüm locator'ıyla desteklenir.
Isınma
Kısa tanım: Isınma, tiyatro prodüksiyonunda kullanılan mesleki/teknik bir terimdir.
Isınma (Warm-up) terimi, prova alanında kullanılır. Mesleki kullanımda bağlam (prova, temsil, teknik ekip) anlamı belirler. Kaynak doğrulaması tamamlandığında canonical kayıt gerçek sayfa/bölüm locator'ıyla desteklenir.
Kaynakça
- Patrice Pavis. Dictionary of the Theatre: Terms, Concepts, and Analysis, Dictionary of the Theatre: Terms, Concepts, and Analysis, University of Toronto Press (1999) · Bağlantı
- Susan Letzler Cole. Directors in Rehearsal: A Hidden World, Directors in Rehearsal: A Hidden World, Routledge (2013) · Bağlantı
- Katie Mitchell. The Director's Craft: A Handbook for the Theatre, The Director's Craft: A Handbook for the Theatre, Routledge (2008) · Bağlantı
- Francis Hodge. Play Directing: Analysis, Communication, and Style, Play Directing: Analysis, Communication, and Style, Prentice-Hall (1971) · Bağlantı
- Gay McAuley. Not Magic but Work: An Ethnographic Account of a Rehearsal Process, Not Magic but Work: An Ethnographic Account of a Rehearsal Process, Manchester University Press (2015) · Bağlantı
- Uta Hagen. Respect for Acting, Respect for Acting, Wiley & Sons, Incorporated, John (2023) · Bağlantı
- Konstantin Stanislavski. An Actor's Work, An Actor's Work, Routledge (2017) · Bağlantı
- Oscar G. Brockett; Franklin J. Hildy. History of the Theatre, History of the Theatre, Pearson (2007) · Bağlantı
- Gay McAuley. Space in Performance: Making Meaning in the Theatre, Space in Performance: Making Meaning in the Theatre, University of Michigan Press (1999) · Bağlantı
- Peter Brook. The Empty Space, The Empty Space, Simon & Schuster (1996) · Bağlantı
- Anne Bogart. A Director Prepares: Seven Essays on Art and Theatre, A Director Prepares: Seven Essays on Art and Theatre, Routledge (2001) · Bağlantı
- John Holloway. Illustrated Theatre Production Guide, Illustrated Theatre Production Guide, Taylor & Francis Group (2020) · Bağlantı
- Francis Reid. The Stage Lighting Handbook, The Stage Lighting Handbook, Routledge (2001) · Bağlantı
- J. Michael Gillette. Theatrical Design and Production: An Introduction to Scene Design and Construction, Lighting, Sound, Costume, and Makeup, Theatrical Design and Production: An Introduction to Scene Design and Construction, Lighting, Sound, Costume, and Makeup, McGraw-Hill (2005) · Bağlantı
- J. Michael Gillette. Designing with Light: An Introduction to Stage Lighting, Designing with Light: An Introduction to Stage Lighting, McGraw-Hill (2002) · Bağlantı
- David Ball. Backwards and Forwards: A Technical Manual for Reading Plays, Backwards and Forwards: A Technical Manual for Reading Plays, Southern Illinois University Press (1983) · Bağlantı
