Stanislavski ve Modern Oyunculuk Sisteminin Doğuşu
Stanislavski Sistemi nedir? Moskova Sanat Tiyatrosu’ndan amaç, eylem, verili koşullar, sihirli eğer, duygusal bellek ve fiziksel eylemler yöntemine kadar modern oyunculuğu değiştiren yaklaşımı inceliyoruz.
Konstantin Stanislavski’nin adı bugün “gerçekçi oyunculuk” ile neredeyse eş anlamlı kullanılır. Fakat Stanislavski Sistemi, oyuncunun yalnızca gerçek hayattaki gibi davranmasını isteyen tek bir teknik veya değişmez reçete değildir. Stanislavski yaklaşık kırk yıl boyunca oyuncunun sahnede canlı, inandırıcı ve tekrarlanabilir bir yaratıcı süreç kurabilmesi için yöntemlerini sürekli sınadı ve değiştirdi. 1
Stanislavski kimdir?
Konstantin Sergeyeviç Alekseyev, sahne adıyla Stanislavski, 1863’te Moskova’da varlıklı bir ailede doğdu. Genç yaşta amatör tiyatro çalışmaları yaptı; oyunculuk, yönetmenlik ve sahneleme üzerine ayrıntılı notlar tuttu. Bu gözlem ve öz-eleştiri alışkanlığı daha sonra Sistem’in gelişmesinin temel araçlarından biri oldu. 2
Moskova Sanat Tiyatrosu nasıl kuruldu?
Stanislavski ile oyun yazarı, eleştirmen ve öğretmen Vladimir Nemiroviç-Dançenko 1897’de yaptıkları uzun bir görüşmede yeni bir tiyatro kurma fikrinde birleştiler. Moskova Sanat Tiyatrosu 1898’de çalışmalarına başladı. 3
Amaçlardan biri dönemin yıldız oyuncu merkezli, yüzeysel ve rutinleşmiş sahne alışkanlıklarına karşı disiplinli prova, ensemble oyunculuğu ve yapımın bütün unsurlarının ortak bir sanatsal amaç çevresinde birleştiği tiyatro yaratmaktı.
Martı neden dönüm noktası oldu?
Anton Çehov’un Martı adlı oyunu 1896’daki ilk St. Petersburg yapımında kötü karşılanmıştı. Moskova Sanat Tiyatrosu’nun 1898 yapımı ise büyük başarı kazandı ve tiyatronun kimliğinin oluşmasında belirleyici oldu. 4
Çehov’un gündelik konuşmalar, sessizlikler ve görünmeyen duygusal ilişkilerle kurulan dramaturjisi oyuncudan gösterişli dış kalıplar yerine partnerle canlı ilişki ve ayrıntılı iç eylem talep ediyordu.
Stanislavski Sistemi nedir?
Sistem, oyuncunun rolün koşulları içinde amaçlı eylem kurmasını sağlayan birbirine bağlı çalışma ilkeleridir. Stanislavski bu yaklaşımı hayatı boyunca değiştirdiği için tek bir tarihte tamamlanmış kapalı bir “metot” olarak görmek yanıltıcıdır. 5
Temel amaç oyuncunun her temsil akşamı rastlantısal ilhama bağımlı kalmadan yaratıcı ve organik bir sahne yaşamına ulaşabilmesidir.
Verili koşullar nedir?
“Verili koşullar” oyuncunun karakterin dünyasını kurarken dikkate aldığı oyuna ait gerçeklerdir: olayların zamanı ve yeri, geçmişte yaşananlar, ilişkiler, toplumsal çevre, oyunun olayları ve yapımın belirlediği koşullar.
Oyuncu karakter hakkında keyfî bir biyografi icat etmek yerine metnin ve yapımın sunduğu koşullar içinde eylem üretir. 6
Sihirli Eğer nedir?
Stanislavski’nin “eğer” sorusu oyuncunun “Ben bu karakter olsaydım ne yapardım?” diye kendisini kandırması değildir. Daha doğru soru, “Ben bu verili koşullar içinde bulunsaydım ne yapardım?” biçimindedir.
Bu hayali varsayım oyuncunun rolün dünyasına kişisel ve eyleme dönük bir giriş noktası bulmasına yardım eder. 7
Amaç ve eylem neden önemlidir?
Stanislavski oyuncunun sahnede yalnız duygu göstermeye çalışmak yerine bir şey yapmasını ister. Karakter partnerini ikna etmek, susturmak, korumak, cezalandırmak, baştan çıkarmak veya kendisini kabul ettirmek gibi bir amaç doğrultusunda eylemde bulunur.
Duygu bu amaçlı eylemin sonucu olarak ortaya çıkabilir; oyuncunun doğrudan “üzülmeye” veya “öfkelenmeye” çalışması güvenilir bir teknik değildir. 8
Görev, amaç ve süper amaç nedir?
Farklı çeviri geleneklerinde “task”, “objective”, “problem” veya “görev” gibi terimler kullanılır. Temel fikir, karakterin belirli bir sahne veya bölümde ne elde etmeye çalıştığını somutlaştırmaktır.
Rol boyunca daha büyük yönelim ise çoğu Stanislavski literatüründe “superobjective” olarak adlandırılır. Küçük eylemler bu daha geniş yaşam yönelimiyle bağlantı kurduğunda rol parçalı hareketlerden bütünlüklü bir çizgiye dönüşür. 9
Kesintisiz eylem çizgisi nedir?
Stanislavski karakterin oyun boyunca amaç ve eylemlerini birbirine bağlayan sürekliliği “through-line of action” kavramıyla açıklar. Her sahnenin ayrı bir numara gibi oynanması yerine karakterin davranışı oyunun bütünü içinde gelişmelidir. 10
Duygusal bellek nedir?
Stanislavski’nin en çok yanlış anlaşılan kavramlarından biri duygusal veya duyuşsal bellektir. Oyuncunun geçmiş deneyimlerinden kalan duygusal izlerin yaratıcı süreçte kullanılabileceği düşüncesi Sistem’in belirli dönemlerinde önemli yer tuttu.
Ancak Stanislavski’nin bütün Sistemini “kendi travmanı hatırla ve aynı duyguyu sahnede yaşa” biçiminde özetlemek ciddi bir çarpıtmadır. Çalışmalarında dikkat, hayal gücü, eylem, partnerle ilişki, ritim ve fiziksel davranış gibi birçok unsur birlikte bulunur. 11
Stanislavski daha sonra duygusal belleği bıraktı mı?
“Tamamen bıraktı” demek de doğru değildir. Stanislavski kariyerinin ilerleyen döneminde duyguyu doğrudan çağırmaya çalışmak yerine fiziksel eylem ve rolün mantıklı davranış çizgisi üzerinden psikofiziksel süreci kurmaya giderek daha fazla ağırlık verdi. 12
Bu değişim Sistem’in sabit değil, deneysel bir araştırma olduğunu gösterir.
Fiziksel eylemler yöntemi nedir?
Stanislavski’nin geç dönem çalışmalarında oyuncu rolü uzun masa başı psikolojik analizle tamamladıktan sonra sahneye geçmek yerine, oyunun koşulları içindeki basit ve mantıklı fiziksel eylemleri araştırarak rolü keşfetmeye yönelir.
Fiziksel ve psikolojik süreç birbirinden ayrı değildir: oyuncunun ne yaptığı, ne istediği ve ne hissettiği karşılıklı olarak birbirini etkiler. 13
Stanislavski oyuncunun gerçekten ağlamasını mı ister?
Hayır. Seyircinin gördüğü duygusal etkinin oyuncunun kontrolsüz biçimde gerçek hayattaki duygusal krize girmesiyle eşitlenmesi Stanislavski’nin profesyonel oyunculuk anlayışına aykırıdır.
Sahnede yaşantı önemlidir; fakat bu yaşantı rolün yapısı, partner, eylem ve teknik kontrol içinde gerçekleşmelidir. Oyuncunun görevi kişisel duygusunu sergilemek değil, karakterin koşullarında etkili eylem kurmaktır. 14
“Rolü yaşamak” ne demektir?
Stanislavski’nin “perezhivanie” kavramı İngilizcede sıklıkla “experiencing” veya “living the part” olarak çevrilir. Bu, oyuncunun karakter olduğunu gerçekten sanması anlamına gelmez. Oyuncu sahnedeki hayali koşullara yaratıcı biçimde inanırken aynı zamanda tekniğini ve performans yapısını korur. 15
Ensemble neden önemliydi?
Moskova Sanat Tiyatrosu’nun yaklaşımında performans yalnız başrol oyuncusunun başarısı değildir. Küçük roller, kalabalık sahneler, dekor, ses, kostüm ve oyuncular arası ilişkiler ortak bir sahne dünyası yaratmalıdır.
Bu anlayış on dokuzuncu yüzyılın yıldız sisteminden modern yönetmen ve ensemble merkezli tiyatroya geçişte önemli bir adımdır. 16
Stanislavski yalnız gerçekçi dekor mu kullanıyordu?
Stanislavski’nin erken yapımları ayrıntılı tarihsel ve doğal sahnelemeleriyle tanınır; ancak kariyerini yalnız fotoğrafik gerçekçilikle sınırlamak yanlıştır. Edward Gordon Craig ile hazırladığı 1912 Hamlet yapımı gibi deneyler daha soyut ve sembolik sahneleme arayışlarıyla ilişki kurduğunu gösterir. 17
Stanislavski ile Meyerhold neden farklıydı?
Vsevolod Meyerhold bir dönem Moskova Sanat Tiyatrosu’nda çalıştı; daha sonra natüralist sahne anlayışına karşı daha stilize, fiziksel ve konstrüktivist tiyatro biçimleri geliştirdi.
İki yönetmeni basitçe “Stanislavski gerçekçilik, Meyerhold karşıtı” diye ayırmak eksiktir. Her ikisi de oyuncunun sahne üzerindeki eylemini sistemli biçimde araştırdı; yalnız estetik hedefleri ve yöntemleri farklı yönlere gelişti. 18
Stanislavski Amerika’da nasıl “Method”a dönüştü?
Moskova Sanat Tiyatrosu’nun 1920’lerdeki Amerika turneleri ve Stanislavski’nin öğrencilerinin çalışmaları Sistem’in ABD’de tanınmasını sağladı. Richard Boleslavsky ve Maria Ouspenskaya gibi isimler American Laboratory Theatre üzerinden bu fikirleri aktardılar.
Daha sonra Group Theatre çevresindeki Lee Strasberg, Stella Adler ve Sanford Meisner gibi öğretmenler Stanislavski’den farklı yönleri vurgulayan Amerikan oyunculuk yaklaşımları geliştirdiler. 19
Stanislavski Sistemi ile Method Acting aynı şey mi?
Hayır. “Method Acting” özellikle ABD’de Stanislavski’den türeyen fakat farklı öğretmenler tarafından farklı biçimlerde geliştirilen yaklaşımları ifade eder. Strasberg’in duygusal/duyusal bellek vurgusu, Adler’in hayal gücü ve verili koşullar yaklaşımı veya Meisner’ın partnerle anlık ilişkiye verdiği önem birbirinin aynısı değildir.
Bu nedenle Stanislavski Sistemi’ni doğrudan Hollywood Method Acting ile eşitlemek tarihsel olarak yanıltıcıdır. 20
Stanislavski’nin kitapları neden bazen kafa karıştırır?
Stanislavski düşüncelerini tek bir teknik el kitabında tamamlamadı. Rusça yayın tarihi, İngilizce çevirilerde eserlerin bölünmesi ve terminolojinin farklı çevrilmesi Sistem’in uluslararası algısını etkiledi.
An Actor Prepares, Building a Character ve Creating a Role İngilizce dünyasında uzun süre üç ayrı kitap olarak okundu; daha yeni çeviri ve araştırmalar Stanislavski’nin kavramlarının gelişimini daha bütünlüklü değerlendirmeye çalışır. 21
Stanislavski bugün neden hâlâ önemli?
Bugün bütün oyuncular Stanislavski yöntemiyle çalışmaz ve çağdaş tiyatro çok farklı oyunculuk geleneklerini barındırır. Buna rağmen amaç, eylem, verili koşullar, dikkat, hayal gücü, partneri dinleme ve rolün davranış çizgisini kurma gibi kavramlar dünya çapında oyunculuk eğitimlerinin temel araçları arasında kalmıştır.
Stanislavski’nin en kalıcı mirası tek bir “doğru oyunculuk biçimi” bırakması değil, oyunculuğun bilinçli biçimde araştırılabilen ve eğitilebilen profesyonel bir sanat süreci olduğunu göstermesidir. 22
Sonuç: Duyguyu göstermek değil, sahnede eylemek
Stanislavski’nin çalışması oyuncuyu duyguyu taklit eden veya ilham gelmesini bekleyen bir yorumcudan, rolün koşulları içinde aktif biçimde çalışan yaratıcı sanatçıya dönüştürmeyi amaçladı.
Sistem’in merkezinde “Nasıl hissedeyim?” sorusundan çok “Bu koşullar altında ne istiyorum ve bunu elde etmek için ne yapıyorum?” sorusu vardır. Modern oyunculuk üzerindeki büyük etkisinin temel nedenlerinden biri budur.
Kaynakça
- Konstantin Stanislavski. An Actor’s Work, Routledge (2008) · Bağlantı
- Jean Benedetti. Stanislavski: His Life and Art, Methuen Drama (1999) · Bağlantı
- Sharon Marie Carnicke. Stanislavsky in Focus: An Acting Master for the Twenty-First Century, Routledge (2009) · Bağlantı
- Rose Whyman. The Stanislavsky System of Acting: Legacy and Influence in Modern Performance, Cambridge University Press (2008) · Bağlantı
- Konstantin Stanislavski. My Life in Art, Routledge (2008) · Bağlantı
- Jonathan Pitches. Science and the Stanislavsky Tradition of Acting, Routledge (2006) · Bağlantı
- Mel Gordon. Stanislavsky in America: An Actor’s Workbook, Routledge (2010) · Bağlantı
