Diderot: Burjuva Dramı, Dördüncü Duvar ve Modern Sahnenin Kuramsal Temelleri
Denis Diderot’nun drame bourgeois kuramını; gündelik yaşamın ciddi temsilini, tableau, pantomim, seyirciyle ilişki, sahne yanılsaması ve dördüncü duvar düşüncesinin tarihsel köklerini akademik kaynaklarla inceliyoruz.
Denis Diderot’nun tiyatro kuramı, 18. yüzyıl Avrupa sahnesinde klasik tragedya ile komedya arasındaki tür hiyerarşisini sarsan önemli dönüm noktalarından biridir. Le Fils naturel (1757) ve ona eşlik eden Entretiens sur Le Fils naturel ile Le Père de famille (1758) ve De la poésie dramatique, sıradan aile yaşamının, orta sınıf ilişkilerinin ve gündelik ahlaki çatışmaların ciddi dramatik temsilin konusu olabileceğini savunan yeni bir program geliştirdi. 1
Diderot neden tiyatro kuramında bir kırılma noktasıdır?
Fransız klasik sahnesinde tragedya yüksek toplumsal konumdaki kişileri ve büyük kamusal çatışmaları, komedya ise farklı bir ton ve toplumsal alanı temsil ediyordu. Diderot bu ikiliğin arasına ciddi fakat geleneksel anlamda trajik olmayan bir dramatik alan yerleştirdi. Bu yeni biçim zamanla drame veya drame bourgeois kavramlarıyla ilişkilendirildi. 2
Buradaki yenilik yalnız kahramanların toplumsal sınıfında değildir. Aile, meslek, ebeveynlik, evlilik, ekonomik koşullar ve gündelik ahlaki kararlar dramatik ağırlık kazanır.
Burjuva dramı tam olarak nedir?
“Burjuva dramı”, kralların ve mitolojik kahramanların dışındaki insanların acılarının ciddi dramatik temsil için değerli hale geldiği 18. yüzyıl dönüşümünü tanımlayan tarihsel bir kategoridir. İngiltere’de George Lillo ve Edward Moore gibi yazarların eserleri Diderot’dan önce bu dönüşümün önemli örneklerini vermişti. Dolayısıyla Diderot burjuva dramını tek başına “icat etmiş” değildir. 3
Diderot’nun belirleyici katkısı, bu dönüşümü sistematik bir tiyatro estetiği içinde kuramsallaştırması ve Fransız sahnesinin oyunculuk, jest, dekor, seyirci ve dramatik tür anlayışıyla ilişkilendirmesidir.
“Ciddi tür” neden gerekliydi?
Diderot, tragedya ile komedya arasında insan yaşamının önemli bir bölümünün temsil edilmeden kaldığını düşünür. Aile içindeki erdem, görev, çatışma ve acı ne klasik tragedyanın yüksek kahramanlarına ne de yalnız komik muameleye mahkûm olmalıdır.
Bu nedenle “ciddi tür”, gündelik hayatın ahlaki ağırlığını sahneye taşır. Oxford araştırmaları bu dönüşümü sıradan insanın acısının dramatik saygınlık kazanması ve modern duygulanım rejimlerinin oluşmasıyla ilişkilendirir. 4
Diderot’nun tiyatrosunda “condition” neden önemlidir?
Diderot karakteri yalnız soyut bir psikolojik kişilik olarak değil, toplumsal konumu ve ilişkileri içinde düşünür. Baba, eş, oğul, tüccar veya başka bir toplumsal “durum/konum” dramatik davranışı belirleyen ilişkiler ağı oluşturabilir.
Bu yaklaşım, karakteri yalnız değişmez ahlaki tiplerden kurmak yerine toplumsal koşullar içinde ele alma yönünde önemli bir adımdır. 5
Diderot gerçekçilik mi savunuyordu?
Diderot’yu doğrudan 19. yüzyıl realizmi veya natüralizmiyle özdeşleştirmek anakronik olur. Bununla birlikte çağdaş yaşamın, gündelik mekânların, doğal görünen jestlerin ve sıradan insanların ciddi temsilini savunması sonraki gerçekçi dramaturjinin bazı koşullarını hazırladı.
Cambridge’in modern ev içi sahne üzerine çalışmaları, Diderot’nun 18. yüzyılda kuramsallaştırdığı orta sınıf ev yaşamının ciddi temsilinin daha sonra Ibsen ve natüralist tiyatroda güçlü biçimde geliştiğini vurgular. 6
Tableau nedir?
Diderot’nun tiyatro estetiğinin temel kavramlarından biri tableaudur. Sahnedeki bedenlerin, jestlerin ve ilişkilerin bir resim gibi anlamlı görsel kompozisyon oluşturduğu yoğun bir anı ifade eder.
Tableau yalnız dekoratif “güzel görüntü” değildir. Konuşmanın açıklayamadığı aile ilişkisini, duyguyu veya ahlaki durumu bedenlerin sahnedeki düzeni aracılığıyla seyirciye gösterebilir. 7
Jest ve pantomim neden söz kadar önemlidir?
Diderot geleneksel tiyatronun sürekli ve retorik konuşmasına karşı bedenin anlatım kapasitesine özel önem verir. Jest, sessizlik, kırık konuşma ve pantomim dramatik anlam taşıyabilir.
Cambridge’in Diderot üzerine değerlendirmesi, onun jest, tableau ve kesintili konuşmanın geleneksel komedya ve tragedyanın sözel araçları kadar ifade gücü taşıyabileceğini savunduğunu belirtir. 8
Seyirci sahnedeki kişiler tarafından fark edilmeli mi?
Diderot’nun idealinde oyuncu, seyircinin varlığına göre gösteri yapan biri gibi davranmamalıdır. Sahnedeki eylem kendi dünyası içinde gerçekleşiyor izlenimi vermelidir. Bu düşünce, oyuncunun doğrudan seyirciye dönük temsilinden daha kapalı ve “absorbe olmuş” bir sahne dünyasına geçiş açısından önemlidir. 9
Diderot “dördüncü duvar”ı icat etti mi?
Bu ifade dikkatle kullanılmalıdır. Diderot’nun tiyatro düşüncesi, oyuncuların seyirci yokmuş gibi davranmasını ve sahne ile salon arasında hayali bir ayrım kurulmasını güçlü biçimde önceler. Ancak bugün kullandığımız “dördüncü duvar” kavramının terminolojik ve sahne tarihini tek bir kişiye indirgemek doğru değildir.
Modern tiyatro tarihçiliği Diderot’nun bu düşünceyi öngördüğünü/anticipate ettiğini belirtirken, fiziksel kutu sahne ve sonraki natüralist uygulamaların 19. yüzyılda geliştiğini gösterir. 10
Dördüncü duvar ne işe yarar?
Üç duvarı görünen bir oda düşünelim. Seyircinin bulunduğu taraftaki görünmez dördüncü duvar kaldırılmış gibidir; seyirci içeriyi görür fakat karakterler seyirciyi görmüyormuş gibi davranır.
Bu model, seyircinin bağımsız bir özel yaşama tanıklık ettiği yanılsamasını güçlendirir. Daha sonraki gerçekçi ve natüralist tiyatroda ev içi dekorun ve gündelik davranışın temel sahne ilkelerinden biri haline gelecektir. 11
Diderot seyirciyi pasif mi yapmak istedi?
Hayır. Seyircinin sahnedeki kişiler tarafından doğrudan muhatap alınmaması, seyircinin duygusal veya ahlaki olarak etkisiz kalması demek değildir. Tam tersine Diderot tiyatronun güçlü toplumsal ve ahlaki etkiler yaratabileceğine inanıyordu.
Joseph Harris’in çalışması, Diderot’nun seyirciyi yalnız tekil birey olarak değil, empati bağlarıyla daha geniş toplumsal ilişkiler içine bağlanan bir özne olarak düşündüğünü gösterir. 12
Duygu Diderot’nun tiyatrosunda neden önemlidir?
Burjuva dramının aile, fedakârlık, erdem ve acı etrafında kurulması seyircinin güçlü duygusal katılımını amaçlar. Fakat bu yalnız “ağlatan tiyatro” olarak görülmemelidir.
Harris, Diderot’nun drameının antik tragedyanın sert duygusal gücüyle yeniden ilişki kurmayı amaçladığını ve onu yalnız duygusal gözyaşına indirgemenin yetersiz olduğunu savunur. 13
Le Fils naturel neden kuramsal açıdan önemlidir?
Le Fils naturel yalnız bir oyun değildir; çevresindeki kurmaca ve kuramsal metinlerle birlikte Diderot’nun tiyatro programının laboratuvarı gibidir. Dorval karakteri üzerinden çağdaş orta sınıf yaşamının ciddi tonda temsil edilmesi, jest, tableau ve yeni dramatik biçim tartışılır. 14
Oyunun aile ve erdem dünyasını bütünüyle nötr veya evrensel saymak da doğru değildir. Modern araştırma eserin sömürge ticareti ve aile servetiyle ilişkili tarihsel alt metinlerini de incelemiştir. 15
Le Père de famille neden önemlidir?
Le Père de famille aile otoritesi, çocukların arzuları, toplumsal konum ve evlilik çatışmasını ciddi dramatik malzemeye dönüştürür. Burada aile yalnız özel yaşam alanı değil, ahlaki ve toplumsal düzenin sınandığı bir sahnedir.
Diderot’nun aile merkezli dramaturjisi daha sonraki Avrupa dramında ev içi mekânın büyük toplumsal çatışmaların taşıyıcısı haline gelmesinin önemli tarihsel öncüllerinden biridir. 16
Diderot’nun sahnesi neden “resimsel”dir?
Diderot aynı zamanda sanat eleştirmeniydi. Resim üzerine düşünceleri ile tiyatrodaki tableau, bedenlerin düzeni ve seyircinin bakışı arasında güçlü ilişkiler bulunur.
Sahne yalnız sözlerin aktarıldığı platform değildir; bakışın düzenlendiği görsel bir kompozisyondur. Bu yaklaşım modern mizansen ve görsel dramaturji tarihinin önemli öncüllerinden biri olarak değerlendirilebilir. 17
Diderot oyunculuk hakkında ne düşünüyordu?
Diderot’nun oyunculuk düşüncesi daha sonra Paradoxe sur le comédien (Oyuncu Üzerine Paradoks) ile çok daha keskin bir problem haline gelir: Büyük oyuncu sahnede gerçekten hissetmeli midir, yoksa duyguyu teknik denetimle mi üretmelidir?
Bu metin kuram serimizin oyunculuk bölümünde ayrıca ele alınacaktır. Burada önemli olan, Diderot’nun dramatik metin kadar oyuncunun bedeni, jesti ve temsil tekniğini de kuramsal sorun haline getirmiş olmasıdır. 18
Diderot’dan Lessing’e nasıl bir hat uzanır?
Diderot’nun oyunları ve tiyatro yazıları Almanca tiyatro düşüncesi üzerinde de etkili oldu. Lessing, Le Fils naturel ve Le Père de famille ile bunlara eşlik eden kuramsal metinleri çevirdi; 18. yüzyıl oyunculuk ve dramaturji tartışmaları bu Fransız-Alman düşünsel dolaşımı içinde gelişti. 19
Bu hat daha sonra modern dramaturgun, ulusal tiyatro tartışmalarının ve burjuva tragedyasının gelişiminde önemli hale gelecektir.
Diderot’dan Ibsen’e doğrudan bir çizgi var mı?
“Diderot gerçekçiliği icat etti, sonra Ibsen geldi” biçimindeki düz çizgi tarihsel süreci aşırı basitleştirir. Arada melodram, romantizm, well-made play, oyunculuk reformları, sahne teknolojileri, natüralizm ve farklı ulusal tiyatro gelenekleri vardır.
Buna rağmen sıradan ev yaşamının ciddi dramatik değer kazanması ve sahnenin seyirciden bağımsız bir dünya gibi kurulması bakımından Diderot’nun programı modern ev içi dramın önemli tarihsel öncüllerindendir. 20
Diderot’nun kuramının sınırları nelerdir?
Diderot’nun aile, erdem ve toplumsal uyum idealleri kendi 18. yüzyıl bağlamının sınıf, toplumsal cinsiyet ve iktidar ilişkilerinden bağımsız değildir. “Doğal” veya “evrensel” görünen aile modeli tarihsel olarak belirli bir toplumsal düzeni temsil eder.
Bu nedenle çağdaş araştırma Diderot’yu yalnız modern gerçekçiliğin kahramanı olarak değil; Aydınlanma, burjuva kamusallığı, duygu politikaları, aile ideolojisi ve sömürgecilik bağlamlarında da yeniden okumaktadır. 21
Diderot’nun modern tiyatroya en kalıcı katkısı nedir?
Diderot’nun kalıcı katkısını tek bir icada indirgemek yerine bir dönüşümler kümesi olarak görmek daha doğrudur: sıradan insanın ciddi temsil hakkı, ev içi yaşamın dramatik değeri, toplumsal konumların karakter üzerindeki etkisi, beden ve jestin söz kadar anlam taşıması, tableau, sahne dünyasının seyirciden göreli bağımsızlığı ve tiyatronun toplumsal-duygusal işlevi.
Bu ilkeler 19. yüzyıl gerçekçiliği ve natüralizmiyle aynı değildir; fakat onların kurulabileceği estetik zeminin önemli parçalarını oluşturur. 22
Sonuç: Kralın sarayından ailenin salonuna
Aristoteles tragedyanın merkezine eylemin düzenini yerleştirmişti. Diderot yaklaşık iki bin yıl sonra dramatik olarak “önemli” sayılan eylemin toplumsal alanını genişletti. Bir ailenin salonunda yaşanan ahlaki karar, bir kralın düşüşü kadar ciddi temsil edilebilir hale geldi.
Modern tiyatro açısından Diderot’nun büyük dönüşümü, gündelik hayatı yalnız sahneye çıkarması değil; gündelik hayatın nasıl görülmesi, oynanması ve seyredilmesi gerektiğini yeniden kuramsallaştırmasıdır. 23
Kaynakça
- Denis Diderot. Entretiens sur Le Fils naturel, Entretiens sur Le Fils naturel, Bibliothèque nationale de France / Gallica (1757) · Bağlantı
- Denis Diderot. De la poésie dramatique, De la poésie dramatique, Bibliothèque nationale de France / Gallica (1758) · Bağlantı
- Joseph Harris. Inventing the Spectator: Subjectivity and the Theatrical Experience in Early Modern France, Inventing the Spectator, Oxford University Press (2014) · DOI · Bağlantı
- Alex Eric Hernandez. The Making of British Bourgeois Tragedy: Modernity and the Art of Ordinary Suffering, Oxford University Press (2019) · DOI · Bağlantı
- Nicholas Grene. Home on the Stage: Domestic Spaces in Modern Drama, Cambridge University Press (2014) · Bağlantı
- Caroline Weber. The Sins of the Father: Colonialism and Family History in Diderot’s Le fils naturel, PMLA, Modern Language Association (2003) · DOI · Bağlantı
- Mara M. Wade. Corporeal Eloquence and Sensate Cognition: G. E. Lessing, Acting Theory, and Properly Feeling Bodies in Eighteenth-Century Germany, Theatre Survey, Cambridge University Press (2017) · Bağlantı
